Profilo di AhmetAhmet's spaceFotoBlogGuestbookAltro Strumenti Guida

Blog


04 agosto

SEN YOKSAN

 

 

Sen beni anla, beni tanı artık

Ben bir aslan kadar cesur,

Bir çınar ağacı kadar da güçlü olurum.

Senin sevginle korkusuzca, cesurca yaşarım.

Çınar gibi kışın soğuğuna, ayazına direnirim.

 

Yazın kavurucu sıcağına dayanırım,

Sevgin için gık demeden beklerim.

   Her koşulda yaşarım sen varsan.

Sen yoksan,

   Bil ki; denizden çıkan bir balığın ömrü kadardır ömrüm.

 

Hülya Taydaş

“Özgür Deniz” şiir kitabından

hulyataydas@hotmail.com 

17 maggio

MY LOVE FOREVER..

Three words, eight letters, so difficult to say.
They're stuck inside of me, they try and stay away.
But this is too important to let them have their way.
I need to do it now, I must do it today.
I am sorry.

I never meant to hurt you
the way I know I have.
Your love means more to me
than anything and I'll do whatever it takes
to prove that to you.

Since the day I met you and
your love touched my heart
I knew that my life would never be the same.

Please forgive me for the pain I've caused.
I'll make it up to you every chance I get.
You have my heart and my love forever.
27 marzo

BİRAZ DA FIKRA

 

Kaynana olmak sanattır...
 
Genç bir çocuk heyecanla annesine gelir ve aşık olduğunu, evlenmek istedigini ve tanıştırmak istedigini söyler.
 
Ama sadece eğlence olsun diye eve 3 kız getirecegini ve annesinin evleneceği kızı tahmin etmesini ister.
 
Ertesi gün 3 güzel kızla eve gelir.
 
Otururlar, bir süre sohbet ederler. Bir süre sonra çocuk heyecanla annesine sorar:
 
'- Tahmin ettin mi' diye.
 
Anne duraksamadan cevap verir:
 
'- Ortadaki kızılsaçlı.'
 
Oğlan hayretle annesine sorar: '- İnanılmaz, nasıl bildin?..'
 
Anne cevap verir:
 
'- Bir tek ondan hoşlanmadım...

 

 

Kadınlara şaka yapmaya gelmez...
 
Kadının bir süreliğine iş seyahati için İngiltere'ye gitmesi gerekmektedir.
 
Kocası eşini havaalanına kadar götürür.
 
Kadın:
'- Teşekkür ederim kocacığım, senin için İngiltere'den ne getirmemi istersin?' diye sorar.
 
Adam güler ve yanıtlar:
'- Bir İngiliz kızı istiyorum hayatım...'
 
Kadın sessiz bir şekilde kocasından ayrılır ve yola çıkar.
 
2 hafta sonra adam karısını tekrar havaalanından almaya gider ve sorar:
'- Hayatım gezin nasıldı?'
 
Kadın:
-'Teşekkur ederim hayatım çok güzeldi.'
 
Adam:
-'Peki hediyem nerede?'
 
Kadın:
-'Ne hediyesi?'
 
Adam:
-'Hani bir İngiliz kız istemiştim ya...'
 
Kadın:
-'Haa hatırladım, evet elimden geleni yaptım, şimdi biraz beklememiz lazım kız olup olmayacağını görmek için!!!'

 

 

Geçim dünyası...
 
Cinayet davasının sanığı olan kiralık katil, deliller karşısında suçunu kabul eder.
 
Hakim sorar:
 
- Neden işledin bu cinayeti?
 
- Para için öldürdüm hakim bey!
 
- Peki kaç lira aldın?
 
- 5 bin YTL hakim bey!
 
- Yahu sen ne biçim adamsın! 5 milyar için adam öldürülür mü?
 
Kiralık katil, boynunu büker :
 
- Ne yaparsınız hakim bey! Üç ordan beş burdan geçinip gidiyoruz...

 

 

Boşanma sebebi
 
Adam, boşanma davası için yargıcın karşısına çıkmış ve şikayetlerini
anlatmaya başlamıştır:
 
- 'Karım üç yıldan beri ne bulursa bana fırlatıyor hakim bey!..'
 
Hakim adamın bu şikayetinden sonra hemen sözünü kesip merakla sorar:
 
- 'Be adam, o zaman bu davayı açmak için niye üç yıl bekledin?'
 
Adam büyük bir saflık içinde cevap verir:
 
- 'Hakim bey, çünkü artık isabet ettirmeye başladı.'

 

Bush ve Powell
 
Başkan Bush ve Colin Powell bir barda oturuyorlarmis. İçeri bir adam girmis; onları görünce yanlarına gitmiş:
 
'- Sizi görmek büyük bir onur. Ne yapıyorsunuz burada?'
 
'- İran operasyonunu planlıyoruz' demiş Bush.
 
'- Gerçekten mi? Peki neler olacak İran'da?'
 
Bus h: '- Bu kez birkaç milyon İranlı ve iri göğüsleri olan bir sarışın öldüreceğiz' diye cevap vermiş.
 
'Bir sarışın mı? Öldürmek mi? Neden büyük göğüslü bir sarışın öldüreceksiniz? ' diye bağırmış adam şaşkınlıkla...
 
Bush, Powell'a dönmüş:
 
'- Gördün mü bak, ben sana söylemiştim, 17 milyon İranlı kimsenin umurunda değil diye.

04 febbraio

THE FROG...


A guy is 70 years old and loves to fish. He was sitting in his boat the other day when he heard a voice say, Pick me up. He looked around and couldn t see any one. He thought he was dreaming when he heard the voice say again,

Pick me up.

He looked in the water and there, floating on the top, was a frog.

The man said, Are you talking to me?

The frog said, Yes, I m talking to you. Pick me up then, kiss me and I ll turn into the most beautiful woman you have ever seen.

I ll make sure that all your friends are envious and jealous because I will be your bride!

The man looked at the frog for a short time, reached over, picked it up carefully, and placed it in his front breast pocket.

Then the frog said, What, are you nuts? Didn t you hear what I said? I said kiss me and I will be your beautiful bride.

He opened his pocket, looked at the frog and said,

Nah, at my age I d rather have a talking frog.

11 dicembre

BAYRAM

SEVGİLİ ARKADAŞLARIM. HEPİNİZİN BAYRAMI KUTLU OLSUN. SEVGİLERİMLE. click to comment
11 novembre

SEN MELEKSİN

 
 

6b2cc6b1d4d4a9de35eb73c8510582bb_we8b999c44-7e87-40f5-834a-c83d00ae19b5z-anjos1572587c93d5c5b2fcbd8f72305630cb9d_we

 

Melekler gibisin, güzelliğin dillere destan

İyiliklerin yüreklerde

      sevgi denizi oluşturmuş.

İnsanlık aleminde sen bir meleksin.

Melekle günahkar bir arada olabilir mi?

Elbet olamaz.

İşte bu nedenle birlikte olamıyor,

Birlikte hareket edemiyoruz.

Sen insanlara

      Tanrı’nın bir armağanı. Bir lütfusun

Ben ise insanların dışladığı bir günahkar.

Bizim yollarımız ayrı.

Bir gün sana ihtiyaç duyduğumu görürsen,

Bil ki tövbekar olmuşumdur.

Şimdilik yolumuz ayrı.

 

Şair: Hülya Taydaş

“Güneş gibi doğdun dünyama” şiir kitabından

hulyataydas@hotmail.com 

Tel: 90536 557 62 56

30 ottobre

Always and Forever

 
canimgrubum.com_fabian_perez_21canimgrubum.com_fabian_perez_26canimgrubum.com_fabian_perez_34canimgrubum.com_fabian_perez_40
 

Always and Forever

 Always and forever
Each moment with you
It's just like a dream to me
That somehow came true

And I know tomorrow
Will still be the same
Cause we got a life of love
That won't ever change

Every day love me your own special way
Melt all my heart away with a smile
Take time to tell me
You really care
And we'll share tomorrow together

I'll always Love You...Forever

There'll always be sunshine
when I look at you
Something I just can't explain
Just the things that you do

If you get lonely
Call me and take
A second to give to me
That magic you make

Every day love me your own special way
Melt all my heart away with a smile
Take time to tell me
You really care
And we'll share tomorrow together

ENJOY

commentbaby.com
SEXY & HOT COMMENTS


CLICK HERE

SEXY & HOT COMMENTS


CLICK HERE
YESTERDAYS GONE SO YOU CANT CHANGE THAT, TOMORROW IS NOT HERE SO DONT EVEN WORY. TODAY IS HERE AND YOU WILL NEVER HAVE THIS DAY AGAIN. SO ENJOY EVERY MINUTE OF IT.
16 ottobre

ADALET...

 

Yayin Tarihi 1 Ekim, 2008

Yaşlı kadın yatağından kalktı. Sabah ezanının insan ruhuna huzur veren sesi oda içinde yankılanıyordu. 88 yaşından beklenmeyecek bir çeviklikle pencereye doğru yöneldi. Pencereyi açması ile birlikte odaya ezan sesi ile birlikte baharın güzel kokusu ve kuş cıvıltıları doluştu. Penceresinden gözüken Kurtuluş Parkına bakarak yaşlı ciğerlerine sabahın ılık esintisi ile doldurdu.  Abdestini aldı, sabah namazını kıldı.

 Mutfağa yöneldi. Çayla birlikte bir iki lokma bir şeyler atıştırdı. Oturma odasına yöneldi. Eski bir fiskos masasının yanındaki koltuğuna ilişti.

Masanın üstü çerçeveler ile doluydu.

 Bir tanesine uzandı, camının üzerinde titreyen parmaklarını dolaştırdı. Çerçevenin içindeki fotoğrafta İstiklal madalyalı kara yağız bir adamla, makyajsız olmasına rağmen güzelliği göz alan bir kadın birbirlerine bakarak gülümsüyorlardı.

 Yaşlı kadın 'Günaydın Anne, Günaydın Baba' dedi.

Usulca yerine koyduğu çerçeveye bir bakış daha attıktan sonra başka bir çerçeveyi eline aldı.

Bu siyah beyaz fotoğrafta da subay üniformalı bir adamla bir gelin yan yana duruyorlardı.  Yaşlı kadın çerçeveyi titreyen dudaklarla öptü. 'Günaydın Kocacığım' dedi. Kadın bu çerçeveyi de bıraktıktan sonra üçüncü ve son çerçeveye uzandı. Artık gözlerinden yaş damlıyordu. Fotoğraftaki biri erkek diğeri kız çocuklara bakıp 'Günaydın Evlatlarım' dedi. Tüm çerçevelere kısaca göz atıp  'Sizleri, hepinizi çok özledim' dedi.

Gözlerinde biriken yaşları sildi. Artık ağlamak için bile yaşlı hissediyordu kendini. Ağır ağır  doğrulduğu koltuğundan eski telefonuna doğru yöneldi. Ağır ağır numaraları çevirdi. Karşısına çıkan adama 'Bir taksi istiyorum' dedi ve adresi verdi. Kapısını kilitleyip, apartman merdivenlerine yöneldi.

 Yıllarca çekmediği zorluk kalmamıştı ama şimdi bu merdivenler hayatının en büyük engeli olmuştu.

Ağır ve dikkatli bir biçimde iniyordu. Sabırsızlanan taksi şoförünün çaldığı korna sokağı inletiyordu. 'Patlama be adam' dedi. Nihayet taksiye binebildi. 'Teyze hoş geldin' dedi

25-30 yaşlarındaki şoför. 'Nereye gidiyoruz?' Kadın kısa bir sessizliğin sonunda 'Tüm bir gün beni taşırmısın?' diye sordu. 'Sana 500 lira veririm.'  Adam küçümser bir gülümseme ile, 'Mal sahibi benden her gün 500 lira istiyor teyze' dedi.

 Kadın gülümsedi

'O zaman sana 650 lira vereceğim ne dersin?'

'Kurtarmaz ama senin güzel hatırını kırmayayım. İlk önce nereye gideceğiz?'

'Anıtkabir'e'

'Anıtkabir'e mi?

'Evet'

'Tamam teyzeciğim'

'Yaş kaç teyzeciğim?'

'Seksen sekiz'

'Maşallah Allah uzun ömür versin teyzeciğim'

'Allah sağlıklı mutlu ömür versin oğlum'

'Haklısın teyzecim'

Taksi Anıtkabir'in kapısına gelmişti. Şoför 'Teyzeciğim geldik' dedi. Dalgın görünen kadın 'Evladım burada yardımına ihtiyacım var' dedi. 'Benimle gel' Adam şaşırmıştı. 'Tabii teyze' dedi. Kuşkulu gözlerle 'Bizi buraya alırlar mı?' diye sordu.

O ana kadar dalgın ve yorgun görünen kadın, bir anda irkildi. Gözlerinden ateş fışkırarak 'Ne demek almamak? Sen daha önce hiç gelmedin mi buraya?' dedi

'Hayır'

'Kaç yıldır Ankara'da yaşıyorsun?'

'Ben Ankaralıyım teyze. Doğma büyüme'

'Ee o zaman'

'Ne bileyim bir kez okulla gelmiştik bayramda. Bayram olmayınca burası kapalı sanıyordum ben'

Kadın sinirli bir şekilde kafa salladı.

Şoför utanmıştı. Mozoleye çıkan  mermer merdivenlere kadar konuşmadılar. Merdivenlere geldiklerinde Şoför kuşkulu bir şekilde

'Nasıl çıkacaksın Teyze?' diye sordu.

'Her ay nasıl çıkıyorsam öyle'

'Her ay geliyormusun?'

'Evet'

Uzun bir uğraşla merdivenleri çıktılar. Mozoleye doğru ağır ağır ilerlediler. İçerisi çok serindi. Şoför büyük bir azimle yürümeye çalışan kadının koluna girmişti. Kadının nefes alışları sıklaşmıştı. Nihayet mozolenin önüne geldiler. Kadın şoförün kolundan ani bir hareketle kurtuldu. Çantasını açtı. Tek bir karanfil çıkardı. Mozoleye doğru ilerledi. Çiçeği mozoleye koydu.  Şoför şaşkınlıkla olayı seyrederken kadının ağzından şu sözlerin döküldüğünü fark etti. 'Hayatım boyunca sana verdiğim sözü tutmak için çalıştım' Ağır ağır geriye çekilen kadın ellerini açıp Fatiha okumaya başladı. Şoför kısa bir şaşkınlığın ardından ona katıldı. Kadın bir anlık suskunluktan sonra 'Hadi gidelim' dedi.

Geldiklerinden çok daha ağır bir şekilde arabaya döndüler. Şoför kadının durumundan endişelenmeye başlamıştı. 'Yoruldun mu Teyze' dedi.

Kadın sustu. Bir süre suskunluktan sonra 'Evet hem de çok yoruldum' diye cevapladı. 

'Nereye gidiyoruz?'

'Bankaya'

Şoför  arabasındaki kadının herhangi biri olmadığını anlamıştı. Bu yaşlı kadının Atatürk'e verdiği söz ne olabilirdi? En sonunda dayanamadı.

'Teyzeciğim bir şey sorabilirmiyim?'

'Sor bakalım evladım'

'Anıtkabir'de Atatürk'e bir söz verdiğinizi söylemiştiniz. O söz nedir?'

'Uzun hikaye evladım'

'Olsun be teyze anlat ne olur'

'Ben lisedeyken bizim okulumuza gelmişti Atatürk. Beni de ona çiçek vermek için seçmişlerdi. Çiçeği verdiğimde bana ismimi sordu. Bende 'Adalet' dedim. Bunun üzerine 'Ne güzel ismin varmış' dedi. 'Okulu bitirince ne olacaksın' dedi bana. Hemşire dedim. Oda 'Güzel meslek ama bence sen Hakim ol ismine çok yakışır' dedi. Ben kadından hakim olmaz ki dedim. Kaşlarını çattı, 'Sen istedikten sonra olur. Senden söz istiyorum hakim olacaksın' dedi .'

'Sen ne dedin peki?'

'Mustafa Kemal emretmiş ne denir? Söz verdim.'

'Peki olabildin mi Adalet Teyze?'

'Evet ben Cumhuriyetin ilk kadın hakimlerindenim.'

'Vay be. Sende ne hikaye varmış Adalet Teyze'

'Herkesin bir hikayesi vardır evladım. Herkesin hikayesi de kendine göre değerlidir. Eğer insanların hikayelerini bilip anlayabilirsen insanlara daha anlayışlı davranabilirsin'

'Haklısın Adalet Teyze. Bu bankamı gelmek istediğin'

'Evet'

'Yardım edeyim mi? Bende geleyim mi?'

 'Hayır. Sen burada bekle lütfen.Bu arada adın neydi evladım'

'Osman teyzeciğim'

'Tamam Osman. Beni 45 dakika kadar sonra buradan al olur mu?'

'Tamam teyzeciğim'

            Adalet hanım bankadan içeri girdi. Osman öğlen saatinin geldiğini fark edip yemeğe gitti. Yemek boyunca Adalet hanımı düşündü. 'Kim bilir neler yaşamış, neler görmüştür' diye düşündü. Tam vaktinde bankanın önündeydi. Adalet hanım 15 dakikalık gecikme ile geldi.

            'Hoş geldin Hakim Teyze'

            'Çok uzun zamandır bana Hakim denmemişti.'

            'Hoşuna gitmediyse söylemeyeyim?'

            'Yok aksine hoşuma gitti. Sağol'

            'Nereye gidiyoruz?'

            'Seyranbağlarına'

            'Tabii'

            'Hakim Teyze çok yer gezmişsindir sen'

            'Tüm Anadolu'yu karış karış gezdik rahmetli kocamla'

            'Ne iş  yapardı amca?'

            'Subaydı.'

            'Ne zaman vefat etti?'

            '1952′de'

            'Çok olmuş.Gençmiş'

            'Kore savaşında şehit oldu.'

            'Allah rahmet eylesin Hakim teyze'

            ' Sağol'

            'Seyranbağları'na geldik nereye gideceğiz?'

            'Sağa sap. İkinci binanın önünde dur.'

            'Tamam.Buyur Hakim Teyze.Geleyim mi ben'

            'Yok bekle burada'

            Osman beklemeye başladı. Bir ara merak etti. Binanın uzaktan görünen levhasına baktı. 'Seyranbağları Kız Yetiştirme Yurdu' yazısını okudu. Anlam veremedi. 'Bu kadın burada ne yapar ki?' diye düşündü. 

            Yarım saat sonra Adalet hanım göründü. Yanında orta yaşlı kibar bir hanım vardı. Adalet hanımı arabaya ağır ağır bindirdi. Kadın 'Adalet Hanım size ne kadar teşekkür etsek azdır. Her zaman yanımızdasınız. Kızlarda sizi çok seviyor. Ne olur arayı çok uzatmayın. Yine gelin' dedi.

Adalet hanım, buğulu gözlerle 'İnşallah. Kızlara selamımı söyleyin. Bende onları çok seviyorum. Onlara iyi bakın' dedi. 
 
            Araba hareket etti.

            'Nereye Hakim Teyze?'

            'Hemen iki sokak öteye'

            Osman iki sokak ötede bu sefer başka bir binanın önüne park etti. Bu binada da 'Ankara Seyranbağları Huzurevi' yazıyordu.

            'Bekle beni'

            'Tabii Hakim Teyze'

            Yine 1 saate yakın bir bekleyişin sonunda bu sefer etrafında bir çok yaşlı kadın ve adamla çıkageldi Adalet Hanım. Sarılıp öpüştükten sonra oradan ayrıldılar. Osman dikiz aynasından Adalet Hanım'ın gözlerinden akan yaşları fark etti.

'İyi misin Hakim Teyze'

'İyiyim Osman. Eski dostları görünce insan bir hoş oluyor'

'Nereye gidiyoruz?'

'Cebeci Asri Mezarlığına'

'Tamam'  

'Teyze nerelisin sen?'

'Aydın Sökeliyim. Babam orada pamuk ekerdi. Annem ev hanımıydı. Sonra Kurtuluş Savaşı oldu. Babam savaşa gitti. Söke işgal oldu. Biz dağlara kaçtık annemle. Saklandık dağ köylerinde. Savaş bitince Söke'ye döndük. Allah'a Şükür Babam'da sağ salim döndü savaştan.'

'Sonra ne oldu?'

'Liseye Aydın'a gönderdi babam. Orada Atatürk'le karşılaştım. Sözümü tutmak için İstanbul'a gittim. Hukuk fakültesine girdim. Orada rahmetli eşimle karşılaştım. O Harbiye'de okuyordu o zaman. Mezun olunca evlendik..'

'Çocuğunuz var mı?'

'Bir kızım bir oğlum vardı.'

'Neredeler şimdi?'

'Oğlum dışişlerinde çalışıyordu.'

'Ne güzel'

'1978′de Fransa'da  Ermeniler öldürdüler.'

'Üzüldüm Hakim Teyze. Başın sağ olsun. O da babası gibi şehit oldu yani'

'Evet. Şehit babanın şehit oğlu. Allah kimseye evlat acısı vermesin.'

'Amin. Ya kızın?'

'O eşi ve çocukları ile İzmit'te yaşıyordu. Öğretmendi. 1999′da depremde hepsi vefat ettiler.'

'Allah rahmet eylesin.Boş boğazlığımla üzdüm seni Hakim Teyze kusura bakma'

'Sanki sormasan aklımdan çıkıyorlar mı evladım.Sen üzülme sağol'

'Geldik Teyze'

'Tamam evladım. Al işte paran artık gidebilirsin.'

'Hakim teyze buradan nasıl döneceksin? Ben seni bekleyeyim eve bırakayım.'

'Yok beni alacaklar buradan'

'Hakim Teyze bu para fazla. Kusura bakma ben sana yalan söyledim. Taksinin sahibi benden 350 lira bekliyor. Affet beni. 350 'yi  ona veririm. Gerisi kalsın. Bende para istemem. Bugün senden aldığım hayat dersinin parasal karşılığı yok zaten.'

'Çocukların var mı?'

'İki tane ellerinden öperler.' Taksinin güneşliğinden çocuklarının resimlerini çıkarıp gösterdi.

'Adları nedir?'

'Kemal ve Ayşe'

'Oğlumun adı da Kemaldi.'

Sessizliğin ardından Osman'ın elindeki parayı ittirdi Adalet Hanım..

'Onlara bir şeyler al benim için. Onları okut. Ama yalansız, dolansız, çok çalışarak helal lokma ile büyüt ve okut. Atatürk'ün bana yaptığı gibi içlerindeki gücü fark etmelerini sağla. Bir de vatanını, milletini sevmelerini öğütle onlara.'

Osman Adalet Hanımın ellerine sarılıp öptü. Ona iyi evlatlar yetiştireceğine söz verdi. Adalet hanım mezarlığın kapısından ağır ağır içeri girerken; Osman yaşlı gözlerle onu izliyordu. Hayatının en büyük dersini kendisi küçücük, yüreği yaşadığı acılara rağmen kocaman ve güçlü bu yaşlı kadından almıştı. Osman arabasını mal sahibine götürmeye karar verdi. Bu gün daha fazla çalışamazdı.

Ertesi gün Ankara'da garip bir yağmur yağıyordu. Sanki gök delinmişti. Osman taksiyi mal sahibinden almış, durağa gelmişti. Çay ocağının yanında duran gazeteyi aldı. İlk sayfadaki haberlere göz gezdirdi. Siyaset doluydu gazete. Hiç anlamazdı. Sıkılıp adli olayların yer aldığı üçüncü sayfayı açtı. Taksiciler arkadaşları ile ilgili kötü haberleri genellikle oradan alırlardı. Göz gezdirirken bir haber dikkatini çekti.

'Dün gece geç saatlerde Cebeci Asri mezarlığında  bulunan cesedin Cumhuriyet tarihinin ilk Kadın Hakimlerinden Adalet YILMAZ'a ait olduğu belirlendi. Adalet YILMAZ'ın bulunduğu yerdeki mezarların eşine ve oğluna ait olduğu belirlendi. YILMAZ vefat ettiği gün bankadaki tüm parasını çektiği, bu parayı ikiye bölerek Seyranbağları'ndaki bir kız yetiştirme yurdu ile bir huzurevine bağışladığı belirlendi. Polis, Adalet YILMAZ'ın mezarlığa ölmek için gittiğini düşünüyor.'

Osman bir anda sarsıldı. Gözyaşlarına engel olamıyordu. Taksici arkadaşları hiçbir şey anlamadılar. Bir daha da hiç anlatmadı Osman bu yaşadıklarını. Herkesin tek bildiği Osman'ın bardaktan boşanırcasına yağan yağmur altında 'Gökler bile sana ağlıyor' diyerek ağladığı…

NOT: Bu Öykü,  Sayın Nuriye ÖZDİNÇER tarafından gönderilmiştir. Teşekkür ederiz.

 
03 ottobre

The Witness

 

untitled5untitled6untitled4

 

A man with a gun goes into a bank and demands their money. Once he is given the money, he turns to a customer and asks, ‘Did you see me rob this bank?' the man replied,

'Yes sir, I did.'   The robber then shot him in the temple, killing him instantly.

He then turned to a couple standing next and asked the woman ,

'Did you see me rob this bank?'  

The woman replied, 'No sir, I didn't, but my husband did.

09 settembre

HELLO FRIENDS_MERHABA_SALUT_HOLA


MySpace Comments - Flowers and Roses
MySpace Layouts - Flowers and Roses
Free Comments and Graphics
Photobucket Login, Upload Pics
HELLO MY DEAR FRIENDS. YOU ARE SO SPECIAL. I LOVE MY ALL DEAR FRIENDS. I WISH YOU HAPPINESS ALL IN YOUR LIFE. HUG&KISS YOU.
02 settembre

TEST SONUCU

86d562a912578fe89d82dba0890820ef_we

 

Telefon sesi.....

-alo buyrun?

-emel hanim?

-evet efendim buyrun.

-Emel Karakas di mi??

-evet

-hanfendi, burasi ... laboratuvari. esinizin test
sonucu geldi ancak ayni isimde bir beyin daha sonucu
var elimde ve acik konusmak gerekirse hangisi daha
kotu bilemiyorum!             !!

-ne demek istiyorsunuz?

-valla biri alzaymer digeri eyds!

-bi daha yaptirsak testi?

-hanfendi biliyorsunuz bunlar pahalli
testler,sigorta odemez ikinci testi!

-n'apcaz o zaman?

-bakin biz burada dusunduk soyle bi fikir geldi
aklimiza:

kocanizi bindirin arabaya, sehrin ortasinda
biyerde birakin...

evi bulursa sakin bi daha onla yatmayin!!

26 agosto

UTANIYORUM

Resim15Resim16

 

AKLIMI KARIŞTIRDI

GENÇ, ŞİRİN BİR KADININ

TATLI BAKIŞLARI

KAP KARA GÖZLERİ İÇİNDEN.

SARHOŞ MUYUM NEYİM

BİLMİYORUM.

AŞIK OLDUĞUMU SANMAKTAN

UTANIYORUM.

 

BALATLI

10 agosto

MY SWEETIST FRIEND.

Resim13   Resim14
 
Early this morning I heared a bell ringing,
Deep inside my heart I always hear this aloud

I opened my heart, just wanted to know wahat
All i ddi see is u, u and only u

It took years for me to realize that you are in
it took years for me to hear that ring

But when i heard, the rest is history
the rest is love and the rest is my life

I feel like a kid in your arm, always seeking your cuddle,
I feel lost in your charm, your voice grow sweeter than fiddle.

I cannot promise u better life for you but one thing i am promise,
it will be THE best life, you have ever lived.

All need is your love, all i need is your support
Stand with me, I will breing this world at

Live with me, to know how much i love you.
 
 
31 luglio

Mon amour pour toujours

Resim10 Lost in Lillies
 

Mon amour pour toujours

 
Devant l’ivresse de tes caresses, de tes baisers, de tes tendresses,
Devant ce désir de te saisir, de te retenir lorsque tu dois repartir,
De l’envie de t’Aimer, de te combler de plaisir à presque en mourir.
Quand survient l’envie de crier, de pleurer, lorsque tu dois t’en aller.
Alors une douce sensation, un désir irrésistible me traversent l’esprit,
Devant ces formes somptueuses, si justes et si belles que sont les tiennes,
J’Aimerai me glisser, me perdre au plus profond de ton âme, de ton corps,
Envoûté par la sensualité de cette voix venue d’un autre monde,
A mon tour de te donner; caresses, tendresses et bien plus encore.
Gagné par le plaisir de ces douces mains qui sans cesse me caressent,
De ces simples gestes effectués si purs avec beaucoup de délicatesse.
De ces tendres baisers jusqu’en perdre l’inconscience, l’insouciance,
De ces moments trop vite passés en ta présence, si présents en ton absence.
Se sentir Aimé et tout partager avec Amour durant toute cette nuit,
J’aimerai tant me blottir, m’endormir à tes cotés durant toutes ces heures,
Je crois bien avoir atteint dans ce grand lit le seuil du paradis.
Avoir pour une nuit pris possession de ton corps, de ton tendre coeur.
Arrivera alors ce matin si redouté, ce réveil qui n’a pas son pareil,
Où je te glisserai au coin de l’oreille, quelques mots pleins de merveilles.
Avant de devoir nous séparer, en espérant très vite nous retrouver
25 luglio

ÖMER HAYYAM'DAN RUBAİLER

 
Resim11_Leon Girardet Le poet
 

Mana kitabının ilk sayfasıdır aşk,

Gençlik şiirinin ilk dizesidir aşk,

Ey, aşk dünyasından haberi olmayan!

Bil ki yaşam aşk demektir.

 

Geçici olan aşka aşk denmese yeridir,

Alevi olmaz onun, yarı sönmüş kor gibidir.

Aşık dediğin bütün yıl, ay, gündüz ve gece

Uyumayan, dinlenmeyen, yiyip içmeyendir.

 

 

Gerçek görenlere güzel, çirkin hepsi bir,

Sevenler için cennet, cehennem hepsi bir,

Aşka düşenler ha çul giymiş ha ipekli

Ha yastığa baş koymuş ha taşa hepsi bir.

 

 

Sevgiye yer vermemişsen gönlünde:

Ha mescitte olmuşsun ha kilisede.

Aşk defterine yazılmışsa adın;

Cennet cehennem kaygısından sana ne?

16 luglio

İÇİMDESİN.

 

untitled

 

 

BUGÜN SENİ GÖREMEDİM

 

DÜN, ÖNCEKİ GÜN…

 

ANIMSAMIYORUM.

 

YOKSA HİÇ Mİ GÖRMEDİM

 

BİLMİYORUM.

 

AMA SENİ HEP YANIMDA,

 

İÇİMDE HİSSEDİYORUM.

 

O KADAR YAKINSIN Kİ

 

DAMARLARIMDA DOLAŞAN

 

KANSIN SANKİ.

 

 

BALATLI

03 giugno

MY SWEET FRIEND

click to comment

As we walk our path of life,

We meet people everyday.

Most are simply met by chance.

But, some are sent our way.

 

These become special friends

Whose bond we can t explain;

The ones who understand us

And share our joy and pain.

 

Their love contains no boundaries.

So, even when we are apart.

Their presence enhances us

With a warmth felt in Our heart.

 

This love becomes a passageway,

When even the miles disappear.

And so, these friends, God sends our way,

Remain forever near.